Erkan Öztürk'ten 8 Mart kadınlar günü açıklaması

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü, yaşadığımız birbirinden acı senaryolarla yine buruk,yine hüzünlü bir şekilde kutlamaktayız. Zerafetin,nezaketin,merhametin ve özverinin şekil bulmuş hali kadınlarımız başımızın tacı,gözümüzün nurudur. Onlara hakettiği değeri verebilmek,kadınlık onurunu yücelterek,kadınlık emeğini takdir edebilmek ne yazık ki her kula nasip olmuyor.

Erkan Öztürk'ten 8 Mart kadınlar günü açıklaması

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü, yaşadığımız birbirinden acı senaryolarla yine buruk,yine hüzünlü bir şekilde kutlamaktayız. Zerafetin,nezaketin,merhametin ve özverinin şekil bulmuş hali kadınlarımız başımızın tacı,gözümüzün nurudur. Onlara hakettiği değeri verebilmek,kadınlık onurunu yücelterek,kadınlık emeğini takdir edebilmek ne yazık ki her kula nasip olmuyor.

Erkan Öztürk'ten 8 Mart kadınlar günü açıklaması
Editor: admin
08 Mart 2021 - 00:23

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü,
yaşadığımız birbirinden acı senaryolarla yine buruk,yine hüzünlü bir şekilde kutlamaktayız.
     Zerafetin,nezaketin,merhametin ve özverinin şekil bulmuş hali kadınlarımız başımızın tacı,gözümüzün nurudur.
     Onlara hakettiği değeri verebilmek,kadınlık onurunu yücelterek,kadınlık emeğini takdir edebilmek ne yazık ki her kula nasip olmuyor.
     Son günler de siyasi gaflet ve tedbirsizliğin sonuçlarını taciz,tecavüz,şiddet ve cinayet olarak gözler önüne seren sosyal medya görüntüleri;
"Biz nerede hata yaptık da,toplumumuz bu hale geldi?Sorusunu birkez daha kendimize sormamıza sebep oluyor.
     Eğer bugün ona,yarın bize demezsek,önemli çözümler üretmezsek,kadına yapılan insanlık dışı vahşet senaryolarının ardı arkası kesilmeyecektir.
     Ancak kadına,çocuğa ve mazluma gücü yeten,eli kanlı caniler,malum yasal boşluklardan rahatça yararlanacaklarından emin bir şekilde her geçen gün acı bir kesitin gözlerimiz önünde yaşanmasına sebep olmaktadırlar.
     Kadın cinayetlerini,eski eşe ödenen nafaka bıkkınlığından tutun da,şahsın yetiştirilme tarzı,saygınlık kaybı,insaniyet mahrumluğu,
mutebersiz davranışlar,karakter bozukluğu,canilik,alkol,uyuşturucu,maddi manevi tahammülsüzlük,
parçalanmış ve yozlaşmış aile yapısına kadar pekçok konu teşkil etmektedir.
     Kadınlarımıza ve genç kızlarımıza karşı taciz,tecavüz ve ağır tehditler artık insanlık boyutunu çoktan aşmıştır.
     Sosyal medya ve t.v kanallarının aile kutsaliyetini rencide edici yayınları,Türk örf,adet,gelenek ve kültürü ile bağdaşmayan,
saygı,sevgi ve kutsal tüm değerlerimizi yok etmeye yönelik sinsi planları uzun bir süredir devreye girmiş,dört bir koldan ülkemizin ahlaki yapısını kökten sarsıcı yayınlarla,fikri bozulmalara yol açmış ve adeta toplumsal şiddeti doğrudan teşvik etmiştir.
     Ülkemiz üzerinde manevi bir çöküş yaratmak isteyen bu hain kadroların oyununu bozmalıyız,
bozacağız.
      Türk Töresinde kadına verilen yüksek değerin,aile ve çocuğa verilen kıymetin ne kadar mühim olduğu hepimizce aşikardır.
     Günümüz şartlarında bu kutsi değeri bilmekten aciz olan her kim bir mazlum cana kastederse,cezası idam olmalıdır ve gerekli tüm yasal düzenlemeler ivedilikle yerine getirilmelidir.
     Aksi takdirde bir sonraki 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe kadar, pekçok acı tablo daha yaşamamız söz konusu olabilir.
     Kahraman ve fedakar Türk Kadını en derin saygı ve sevgiyi hak ettiği gibi,bilimden sanata,spordan edebiyata,siyasetten ekonomiye kadar her alanda başarılarını kanıtladığı gibi,yarınlara çok daha güvenle bakabilmek hakkına da sahiptir.
     Kadınlarımıza yapılan insanlık dışı muamelelerin hesabı en ağır şekilde sorulmadıkça,pozitif ayrımcılık ve kadın hakları cümleleri özde değil ancak sözde kalacaktır.
     Dökülen her damla kanları ve gözyaşları doğrudan "Aman rahatım bozulmasın"diyerek onların haklarını  layığıyla savunmaktan aciz,aileye verilmesi gereken önemi belirtmekten bihaber,Türk örf,adet ve geleneğinde kadın kutsaliyeti konusuna değinemeyen,
değerlerimize sahip çıkmayı öğütlemeyen,gerekli yasal nizam ve intizamla toplumu en doğru şekilde yönlendiremeyen siyasetçilerin eline bulaşacaktır.
     Terörle mücadele sonrasında bir diğer önceliğimizde toplumsal şiddetle ve ahlaki çökertme terörü ile mücadele olmalıdır ki,bu konularda özel bilimsel bir komisyon kurulması şarttır.
     Satırlarımı burada noktalarken başta Şehit annelerimiz olmak üzere,Rahmet-i Rahman'a kavuşan ve yaşayan tüm değerli hanımefendilere saygı,dua ve hürmetlerimi arz ederim.

Saygılarımla

Erkan Öztürk 

YORUMLAR

  • 0 Yorum